Gönül Dağı Türküsünün Hikayesi
Gönül Dağı Türküsünün Hikayesi
Bir rivayete göre, bu türkü Kırşehir yöresine aittir ve bir aşk hikâyesinden doğmuştur.
Eskiden, Kırşehir’in bir köyünde Gönül adında güzel bir kız yaşarmış. Aynı köyden Ali adlı bir delikanlı da ona sevdalanmış. İkisi birbirini sever ama kızın ailesi bu aşka razı olmaz.
Ali, kızı kaçırmak ister ama yakalanır; kız ise başkasıyla evlendirilir.
Aradan yıllar geçer.
Ali, sevdiğinden ayrı düşmüş, içi yanık bir hâlde sazını eline alır ve şöyle der:
“Gönül Dağı yağmur boran olunca,
Akar can özümden sel gizli gizli…”
Derler ki, bu sözlerle hem sevdiğini, hem de yüreğinde biriken dağ gibi acıyı anlatmıştır.
Bu yüzden “Gönül Dağı” aslında gerçek bir dağ değil, insanın içindeki sevda dağıdır.
Gönül Dağı Türküsünün Sözleri
Gönül dağı yağmur boran olunca
Akar can özümde sel gizli gizli
Bir tenhada can cananı bulunca
Sinemi yaralar dil gizli gizli
Dost elinden gel olmazsa varılmaz
Rızasız bahçenin gülü derilmez
Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
Gönülden gönüle (gider) yol gizli gizli
Dost yoluna can verilir ölünür
Uzak yoldan canan için gelinir
Göz göze gelince hemen bilinir
Gönül bir olunca hal gizli gizli
Seher vakti (garip) Garip Bülbül öterken
Kirpiklerin oku cana batarken
Cümle alem uykusunda (gafletinde) yatarken
Hoyratlar (Kimseler) görmeden gel gizli gizli







